HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 13 MART 2026, CUMA

Toplumu tehdit eden sessiz tehlike

Kronik böbrek hastalığı, Türkiye'de yaklaşık 10 milyon kişiyi etkileyen sessiz bir tehlike. Diyabet ve hipertansiyon en sık nedenler olurken, erken evrede belirti vermez. Düzenli tarama, tansiyon-şeker kontrolü ve sağlıklı yaşam ile ilerlemesi önlenebilir, diyaliz ihtiyacı azaltılabilir 
13.03.2026 09:40
Toplumu tehdit eden sessiz tehlike
Toplumu tehdit eden sessiz tehlike

Türkiye'de yaklaşık 10 milyon vatandaş kronik böbrek hastalığı (KBH) riskiyle karşı karşıya. Sağlık uzmanları, erken evrede neredeyse belirti vermeyen bu hastalığın diyabet ve hipertansiyon gibi yaygın rahatsızlıklarla bağlantılı olduğunu vurguluyor. Her yıl binlerce yeni hasta diyaliz tedavisine başlarken, böbrek nakli bekleyenlerin sayısı da artıyor. Uzmanlar, düzenli tarama ve yaşam tarzı değişiklikleriyle hastalığın ilerlemesinin önlenebileceğini belirtiyor.

Kronik böbrek hastalığı nedir?

Kronik böbrek hastalığı, böbreklerin yapısal veya fonksiyonel olarak en az üç ay süreyle hasar görmesi ya da süzme (filtrasyon) kapasitesinin azalması olarak tanımlanıyor. Glomerüler filtrasyon hızı (GFH) 60 ml/dk/1.73 m²'nin altına düştüğünde veya idrarda albüminüri (protein kaçağı) tespit edildiğinde tanı konuluyor. Hastalık beş evreye ayrılıyor; erken evrelerde (1-2) genellikle belirti olmazken, son evrede (5) böbrek yetmezliği gelişiyor. Bu durum vücuttaki atıkların birikmesine ve tüm sistemleri etkileyecek komplikasyonlara yol açıyor.

Türkiye'de durum

Türkiye Böbrek Hastalıkları Önleme ve Kontrol Programı verilerine göre erişkinlerde KBH prevalansı yüzde 15,7 ila 16 arasında değişiyor. Bu oran, her 6-7 yetişkinden birinin erken veya ileri evre KBH'li olduğunu gösteriyor; yaklaşık 9-10 milyon kişiyi etkiliyor. 2022 sonu itibarıyla diyaliz veya böbrek nakli gören hasta sayısı 86 bini aşmış durumda. Her yıl yaklaşık 13 bin yeni hasta diyaliz programına girerken, nakil sayısı yıllık 3 bin 500 civarında kalıyor. Hastalık yükü özellikle yaşlı nüfusta ve diyabet/hipertansiyon hastalarında hızla artıyor.

Hastalığın başlıca nedenleri

KBH'nin en sık nedenleri diyabet (%33) ve yüksek tansiyon (%21). Diyabet, yüksek kan şekeriyle böbrek filtrelerini hasarlandırırken, kontrolsüz hipertansiyon damarları daraltarak böbrek kan akışını bozuyor. Diğer önemli nedenler arasında glomerülonefrit (böbrek iltihabı), polikistik böbrek hastalığı, obezite, uzun süreli ilaç kullanımı (ağrı kesiciler, bazı antibiyotikler) ve genetik faktörler yer alıyor. Sigara, aşırı tuz tüketimi ve hareketsiz yaşam da riski artırıyor.

Belirtileri ve evreleri

Erken evrelerde hastalık "sessiz" seyreder; halsizlik, hafif ödem veya gece sık idrara çıkma gibi belirsiz şikayetler görülebilir. İlerledikçe belirtiler belirginleşir: bacaklarda ve göz kapaklarında şişlik, kronik yorgunluk, iştahsızlık, kaşıntı, bulantı-kusma, ciltte renk değişikliği, nefes darlığı ve hipertansiyon. Son evrede üremi (kanında atık birikimi) nedeniyle ağız kokusu, kemik ağrıları ve konsantrasyon bozukluğu ortaya çıkar. Hastalık evrelere göre GFH değerine göre sınıflandırılır; evre 5'te GFH 15 ml/dk'nın altına düşer ve diyaliz veya nakil şart olur.

Teşhis yöntemleri

Teşhis basit ve ucuz testlerle konulur: Kan kreatinin ölçümüyle GFH hesaplanır, idrarda albümin/kreatinin oranı (ACR) bakılır. Risk grubundakilere (diyabet, hipertansiyon, aile öyküsü olanlar) yıllık tarama önerilir. Gerektiğinde ultrason, tomografi veya böbrek biyopsisi yapılır. KDIGO 2024 kılavuzuna göre riskli bireylerde hem GFH hem albümin ölçümü şarttır. Erken tanı, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmada kritik rol oynar.

Tedavi seçenekleri

Tedavi altta yatan nedene yöneliktir: Kan şekeri ve tansiyon kontrolüyle ilerleme durdurulabilir. Diyet (tuz, protein, fosfor kısıtlaması), ilaçlar (ACE inhibitörleri, SGLT2 inhibitörleri) ve yaşam tarzı değişiklikleri temel yaklaşımlardır. İleri evrede diyaliz (hemodiyaliz veya periton diyalizi) devreye girer. Böbrek nakli ise en etkili ve kalıcı çözümdür; nakil sonrası yaşam kalitesi belirgin artar. Türkiye'de nakil sayısı artsa da diyaliz hastalarının çoğu nakil bekliyor.

Erken teşhisin önemi

KBH büyük ölçüde önlenebilir. Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, sigara bırakma, ideal kilo ve tansiyon/şeker kontrolü riski azaltır. Risk grubundakiler yılda bir kez böbrek testi yaptırmalıdır. Sağlık Bakanlığı'nın 2025-2030 Böbrek Hastalıkları Önleme Programı, farkındalık ve tarama çalışmalarını artırıyor. Uzmanlar "Diyalize mahkum değiliz" mesajı veriyor; erken müdahale ile böbrek fonksiyonu yıllarca korunabiliyor.

Kronik böbrek hastalığı, Türkiye gibi diyabet ve hipertansiyonun yaygın olduğu ülkelerde büyük bir halk sağlığı sorunu. Ancak bilinçli tarama, düzenli takip ve sağlıklı yaşamla bu sessiz tehdidin önüne geçmek mümkün. Uzmanlar, özellikle 40 yaş üstü ve risk taşıyan herkesi böbreklerini kontrol ettirmeye çağırıyor.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--



logo

   E-posta: bilgi(@)kadirga.com.tr
Tüm hakları Kadırga TV adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.
Mobil uyumlu haber yazılımı: www.eticaret.com.tr