HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 27 NİSAN 2026, PAZARTESİ

Borçlanma: ‘Her ülkeye aslında kendi parası borç verilir’

Yabancıların gelişmekte olan ülkelerden aldıkları verginin diğer bir biçimi, onları borçlandırma yoluyla gerçekleştirilir
27.04.2026 08:40
Borçlanma: ‘Her ülkeye aslında kendi parası borç verilir’
Borçlanma: ‘Her ülkeye aslında kendi parası borç verilir’
Yabancıların gelişmekte olan ülkelerden aldıkları verginin diğer bir biçimi, onları borçlandırma yoluyla gerçekleştirilir.

Borçlar için ödenen faizlerin büyük bir bölümü aslında yabancıların aldığı "senyoraj"dır. Bu "senyoraj" genellikle bankalar aracılığıyla tahsil edilir.

Borçlandırma iç ve dış borçlar aracılığıyla yapılır. Ülkelere borçların rahatlıkla ödenip  ödenmeyeceği konusunda notlar verilir ve bu notlara göre verilecek kredilere faiz uygulanır.

Devletlerin iç borçlarının önemli bir bölümü de yabancılar tarafından verilir. Buna sıcak para deniliyor. Dış borçların çok önemli bölümü de yabancılar tarafından karşılanır.

Borç vermede kullanılan "hard currency", gelişmiş ülke merkez bankaları tarafından basılmış paralardır. Gerçekte, baskı masrafı dışında bir gideri yoktur. Gelişmekte olan ülkelerin merkez bankaları ve ticari bankaları rezerv adını verdikleri "hard currency"lerini gelişmiş ülke bankalarında tutar.

Sonuç olarak, her ülkeye aslında kendi parası borç verilir. Alınan borcun çoğu da borcu veren yabancı ülkeden mal almakta kullanılır.

Böylece, alınan borç vadesi beklenmeden borcu veren ülkeye geri döner ve tekrar borç olarak verilir. Merkez bankaları iç ve dış talepten fazla para basarlarsa, enflasyon yaratırlar. Yani, talep kadar basılan para enflasyon yaratmaz.

Ancak, dış talep kadar karşılıksız "hard currency" basan gelişmiş ülke merkez bankaları, para bastıkları halde enflasyona neden olmazlar.

Borçlanma: ‘Her ülkeye aslında kendi parası borç verilir’

Talebin üstünde para basarak yaratılan enflasyon, bir çeşit vergidir ve toplumu fakirleştirir.

Enflasyonist ortamda, zenginler kendilerini koruyacak tedbirler alabilirler. Vergi yükü genellikle dar gelirli halkın sırtına biner. Zenginlerin aldıkları tedbirler arasında, paralarına yüksek reel faizler almak, servetlerinin bir bölümünü yurtdışında tutmak, enflasyon muhasebesi gibi uygulamalar vardır."

Senyoraj geliri elde etmeyen ülkeler, üretim yapmalarına rağmen refah düzeyini arttıramamaktadırlar. Ancak kendi parasını o ülkenin yerli parasının yerine devreye koyan ülkeler elde ettikleri gelirle, kendi refah seviyelerini arttırmaktadırlar.

Gelişmekte olan ülkeler üretim yapmak için çalışarak işin cefasını çekerken, bu üretimin karşılığı senyoraj geliri elde eden gelişmiş ülkeler işin sefasını sürmektedirler. Öte yandan, senyoraj geliri elde etmeyen ülkeler piyasalarının ihtiyaç duyduğu parayı dışardan faizle temin ederler.

Bir ülkenin kendi Merkez bankasında başka bir ülkenin parasını bulundurması veya kendi topraklarında dolaşıma sunması o ülkeyi finanse etmesi demektir.

Bugün başta Türkiye olmak üzere, özellikle Uzakdoğu ülkelerinin merkez bankalarında büyük miktarda ABD Doları saklanmaktadır.

Japonya Merkez Bankası'nda, 2016 itibari ile1,217 trilyon ABD Doları bulunurken; Çin Merkez Bankası'nda ise 2016 itibari ile 3,098 trilyon Dolar bulumaktadır.   Bunun manası şudur: Japon ve Çin halkı yüz milyarlarca Dolarlık üretim yapmış; karşılığında ABD, kağıt boyayıp onlara vererek bu üretimi kendisine aktarmıştır.

Türkiye'de ise durum daha vahimdir. Çünkü biz sadece Merkez Bankamızda değil, dolaşımda da yabancı paralara izin vermekteyiz.

Yani üretimimizin karşılığında piyasada bulunması gereken emisyon miktarını, senyoraj hakkımızı kullanmak suretiyle karşılamıyoruz.

Yabancı ülkeler de emisyonlarını arttırıp bize paralarını gönderiyor ve senyoraj geliri elde ediyorlar.

Senyoraj gelirinin bizim gibi ülkelere yasak, ancak parasını dün ya parası yapma gayreti içerisinde olan ülkelere serbest olması, o ülkelerin ilerlemesine katkıda bulunurken, bizim ise batmamıza neden olmaktadır.

Günümüzde devletlerin senyoraj geliri elde etmesi, bir çeşit enflasyon vergisi olarak tanımlanmakta ve ekonomiler açısından bir hastalık olarak görülmektedir. Bunun yerine devletlerin iç ve dış borçlanmaya gitmesi tavsiye edilmektedir.

Ancak, Milli Ekonomi Modeli'mizde belirtilen oranlarda emisyon hacminin arttırılarak senyoraj geliri elde edilmesi devletler için bir mecburiyettir. Aksi takdirde, piyasada yeteri miktarda tüketim olmayacağı için, ekonominin dengeye oturtulması mümkün olamaz.

Geçmişte senyoraj geliri elde eden bazı devletler bunu belli bir mantık çerçevesinde ve belli oranlar dahilinde uygulamamıştır. Daha çok siyasi kaygılar neticesinde bütçe açıklarını kapatmak için yapmıştır. Belli bir kural çerçevesinde uygulanmayan emisyon artışı elbette talep enflasyonuna yol açar.

Senyoraj gelirine karşı çıkılmasının sebebi, görünüşte artan para miktarının piyasalarda fiyatlar genel seviyesinde bir artışa sebep olacağı iddiasıdır.

Ancak bu iddiayı ortaya atanlar bir taraftan faizle alınan dış kredilere destek olmuş, diğer taraftan da bankacılık sisteminin kaydi para üretimini desteklemişlerdir.

T.C. Merkez Bankası eski Başkanı S. Serdengeçti'nin bu konudaki açıklamaları dikkat çekicidir:

"Bu ülkede emisyonun mili gelire oranı düşüktür. Merkez Bankası evvelden beri basması gereken parayı basmamakta ve bunu faizleri yüksek tutmak için yapmaktadır. Rantiyeye hizmet etmeyi bırakıp çok para basılsa faizler düşecek, üretim ve yatırım artacak, üretim artınca enflasyon da düşecektir."  

Dikkat edilirse senyoraj gelirine karşı olanlar, devlete para satmak için karşıdırlar. Eğer devletler emisyonlarını arttırıp, senyoraj geliri elde ederlerse, global tefeciler ve yerli taşeronları büyük bir gelir kapısından mahrum kalacaklardır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--











logo

   E-posta: bilgi(@)kadirga.com.tr
Tüm hakları Kadırga TV adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.
Mobil uyumlu haber yazılımı: www.eticaret.com.tr