HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 15 MART 2026, PAZAR

Yeni para denklemi ve emisyon -1-

Milli Ekonomi Modeli'mizin paraya getirdiği tariflere yeniden göz attığımızda, paranın mübadele ve değer saklama (tasarruf) özelliğinin dışında iki yeni fonksiyonunun olduğunu görürüz.
14.03.2026 14:27
Yeni para denklemi ve emisyon -1-
Yeni para denklemi ve emisyon -1-
Milli Ekonomi Modeli'mizin paraya getirdiği tariflere yeniden göz attığımızda, paranın mübadele ve değer saklama (tasarruf) özelliğinin dışında iki yeni fonksiyonunun olduğunu görürüz.

1. Para, bir işlemcidir. Emeği ve tüketimi devreye koyan bir tahrik unsurudur.
2. Para, emeğin devreye konulması sonucu elde edilen değerin (mal ve hizmet) karşılığıdır.

Paranın Milli Ekonomi Modeli'ndeki tarifinden hareketle elde edilen "yeni para denklemine" göz atalım:

İşlemci olarak para
Üretim miktarı
Paranın nominal (sayısal) değeri

Yeni Para Denklemi dikkatle incelendiğinde görülecektir ki:

1) Para ile GSMH arasında doğrudan bir ilişki vardır. Çeşitli iktisadi görüşlerin iddia ettiği gibi "para basma, enflasyon olur" iddiasının hiçbir temeli yoktur.

Yeni para denklemi ve emisyon -1-

SORULMASI GEREKEN KRİTİK SORU ŞU; "ENFLASYONA VEYA DEFLASYONA SEBEP OLMAYAN PARA MİKTARI NE KADAR OLMALIDIR?" 


Yeni Para Denklemi bize piyasada dolanımdaki para miktarının ne kadar olması gerektiğini gösterir.

2) Her arz kendinden daha az bir talep oluşturur.

3) Büyüyen ekonomilerde, formülize edilen oranlarda arz fazlasına mukabil emisyon genişletilmelidir. Aksi taktirde deflasyon kaçınılmaz bir süreçtir.

Devreye konacak emisyon dar gelirli kesime sosyal hizmet kapsamında aktarılarak ihtiyaç duyulan eksik talep tamamlanmalıdır.

4) İki yeni kavramı daha tarif edersek;

*Paranın birim zamanda oluşturduğu üretim miktarına 'paranın üretim hızı' denir.
*Paranın birim zamanda gerçekleştirdiği tüketim miktarına 'paranın tüketim hızı' denir.
*Piyasada dolanımdaki paranın üretim ile tüketim hızının birbirine oranı 1 ise ekonomi dengededir.

Bu oran 1'den büyük ise üretim fazlası, 1'den küçük ise tüketim fazlası vardır. Denge bozulduğunda, emisyon hacmi değiştirilerek ekonomiye müdahale etmek gerekir.

5) Büyüyen ekonomilerde piyasa dengesini sağlamak için formülde ifade edilen miktar kadar emisyonun genişlemesi zorunludur.

Senyoraj olarak da ifade edilen bu uygulama mal ve hizmet üretimi karşılığı devlete verilmiş bir haktır.

Aksi takdirde üretim artışından dolayı olması gereken miktarda para piyasada olamayacağı için, yeterli tüketim oluşmayacaktır.

Yeni para denklemi ve emisyon -1-

EMİSYON


Emisyon, Merkez Bankasının dolanıma çıkardığı paradır ve piyasanın talebine bağlı olarak üretilir. Emisyon ile devletlerin elde ettiği gelire ise senyoraj geliri denir.

Az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde kaydi para ve yabancı para, emisyonun yerine ikame edildiği için devletlerin senyoraj geliri elde etmesi mümkün olmamaktadır.

Kapitalist anlayış azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin merkez bankalarını devletten bağımsız hale getirerek, devletlerin merkez bankaları üzerinden senyoraj geliri elde etmesine yasak getirmiştir.

Gelişmekte olan ülkelerde senyoraj geliri yerine gelişmiş ülkelerin merkez bankalarının bastığı "hard currency "ler faizle borç alınarak emisyon yerine kullanılmaktadır. Bu da gelişmekte olan ülkelerden gelişmiş ülkelere gelir transferidir.

Merkez Bankaları kendi insanının emeği ve üretimi karşılığı emisyonu arttırmak yerine, yurt dışından aldığı faizli 'hard currency' karşılığı para basmaktadır. Bu para görünüşte yerli para gibi gözükse de aslında bu o yabancı paranın temsili olan paradır. Ve asla milli para değildir.

Devletlerin senyoraj gelirinin önündeki bir diğer engel de özel bankaların ürettiği kaydi paradır. Özel bankalar topladıkları mevduat sayesinde kaydi para üreterek piyasanın ihtiyaç duyduğu para talebinin bir kısmını karşılamaktadır.

Bu sebeple merkez bankaları emisyon miktarını istenilen oranlarda arttıramamakta, sonuçta devletler de senyoraj gelirinden mahrum kalmaktadır.

Emisyonun yerini yabancı veya kaydi paranın almasının ekonomilere birçok zararı vardır.

Bankaların ürettiği kaydi paranın piyasaya faiz kanalıyla arz edilmesi, devletlerin senyoraj haklarını kısıtlamaktadır. Bankaların kaydi para üretimi devletlerin sağlam bir para politikası uygulamasını imkansız hale getirmektedir.

Böylece piyasayı istediği gibi yönlendirecek güce sahip olması gereken devlet bu gücünü kaybetmektedir.

Öte yandan piyasanın ihtiyaç duyduğu emisyonun Merkez Bankası üzerinden değil de, özel bankalar üzerinden sağlanması, bu bankalara adeta senyoraj geliri elde etme hakkı tanımaktadır.

Bankalar ürettikleri bu kaydi parayı vatandaşın üretiminin karşılığında yaptıkları için, faiz geliri elde etmenin yanında toplum ve devletin gelirini de kendilerine transfer etmektedir." Devam edecek (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli eserinden)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--



logo

   E-posta: bilgi(@)kadirga.com.tr
Tüm hakları Kadırga TV adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.
Mobil uyumlu haber yazılımı: www.eticaret.com.tr