Bugün 18 Mart… Tarihin sayfalarında altın harflerle yazılmış, bir milletin varoluş iradesinin en güçlü çığlığı. Çanakkale Zaferi'nin 111. yıl dönümü.
Bu topraklar, 1915'te sadece bir boğazın değil, bir milletin geleceğinin kaderinin yazıldığı yerdi. "Geçilmez" dediler, geçirtmediler.
Devasa zırhlılar sulara gömüldü
18 Mart 1915 sabahı Çanakkale Boğazı, tarihin en büyük donanma yenilgilerinden birine sahne oldu. İtilaf Devletleri'nin devasa zırhlıları, "İstanbul'a üç haftada varırız" diyenlerin umuduyla sulara gömüldü.
Nusret Mayın Gemisi'nin sessizce döşediği mayınlar, Rumeli Mecidiye ve Namazgâh tabyalarının inatçı topçuları ve Mehmetçiğin "vur emri" beklemeden göğsünü siper eden imanı… Hepsini bozguna uğrattı.
Üç büyük zırhlı batırıldı, üçü ağır hasar aldı. Boğaz'ın suları, "geçilmez" kelimesini kanla yazdı.
Mehmetçiğin imanı en büyük silah
Savaş teknolojisi, cephane, sayıca üstünlük… Hiçbirinin yetmediği yerde, bir avuç vatan evladının yüreği yetti.
Siperlerde ekmek yerine mermi paylaşanlar, ölümü emreden komutana "ölürüz efendim" diye cevap verenler, ve "Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum" sözüyle tarihe geçen Mustafa Kemal…
İşte zaferin asıl mimarı buydu. İman, vatan sevgisi ve dayanışma.
"Çanakkale geçilmez" cümlesi, o gün sadece bir slogan değil, bir milletin yeniden doğuşunun ilanıydı.
Bağımsızlığın ilk kıvılcımı
Çanakkale'de kazanılan zafer, sadece bir boğazı savunmakla sınırlı kalmadı. Rusları Kafkasya'da rahatlattı, İngilizlerin sömürge birliklerini yıprattı, Osmanlı'nın çöküşünü birkaç yıl geciktirdi ve en önemlisi Mustafa Kemal Atatürk'ün yıldızının parladığı, Milli Mücadele'nin ruhunun doğduğu yer oldu.
Çanakkale, Kurtuluş Savaşı'nın provasıydı. Orada dökülen kan, Sakarya'da, Dumlupınar'da zaferle taçlandı.
111 yıl sonra bize bıraktıkları
Bugün hâlâ aynı soruyu soruyoruz kendimize: "Biz o torunlar mıyız gerçekten?"
Çünkü Çanakkale ruhu, sadece geçmişte kalmış bir kahramanlık öyküsü değil, bugünün ve yarının emaneti.
Çanakkale ruhu; vatanı korumak için ölümü göze almak, imkânsız denileni mümkün kılmak ve birlik olunca yenilmez olmak demektir.
Bunlar hâlâ geçerli. 111 yıl geçti ama o siperlerdeki Mehmetçik, hâlâ bize bakıyor ve soruyor: "Bayrağı aynı gururla taşıyor musunuz?"
Bir teşekkür ve bir söz
Ey Çanakkale'nin isimsiz kahramanları, sizler rahat uyuyunuz.
Siz Mehmetçiklerle, siz Anafartalar'ın, Conkbayırı'nın, Seddülbahir'in yiğitleriyle yan yana...
Biz, emanetinizi taşıyoruz.
Bayrağınız hâlâ dalgalanıyor, ezanınız hâlâ okunuyor ve vatanınız hâlâ hür.
Şehitler ölmez, vatan bölünmez. 18 Mart Çanakkale Zaferi kutlu olsun.
Ruhlarınız şad, mekânınız cennet olsun.
Milletçe başımız dik, göğsümüz kabarıyor.
Çünkü biz, "Çanakkale geçilmez" demeyi bilen bir milletin çocuklarıyız.